Tr | Eng |
  • Tasmanya
  • Maden Dünyası
  • Hamal
  • Maden Ve Doğa
  • Nesneler
  • Çift 4
  • Göçmen
  • Truva
  • Göçmenler
  • Yeraltı
 
Resimler Tümü
 
 
Basından > Paris Sanat Haber  
PARİS SERGİSİNDEN NOTLAR
Paris Sanat Haber

Bütün Dünya Evim’ Muzaffer Oruçoğlu resim sergisi büyük ilgi gördü.
30 Mayıs saat 18.00’de Elele Kültür sanat evinde açılan sergiye Oruçoglu’nun kendisi de katıldı. Çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu katılımcıların yanı sıra Fransızlar da sergiye ilgi gösterdi.
Dünyanın sorunlarını kendi ruhsal imbiğimden geçiren Oruçoğlu yine insana dair ve onun ruhsal dağılma ve parçalanmasını ustaca tuvale taşımıştı.
Anadolunun en ücra köşesinden, silahının kütüklüğünü kitaplarla dolduran Zapatistlerden, Avrupada parçalanan insan figürlerini mitoloji ve yer yer masalımsı bir dille kendine has anlatan Oruçoğlu katılımcıların meraklı sorgulayıcı sorularıyla baş başa kaldı. 15 Hazirana kadar sanat severlerin ilgisini bekleyen sergi için en yisi biz serginin açılışına katılan sanatcı ve sanat severlerin görüşleriyle sizleri başbaşa bırakalım.

 

Mümtaz Çeltik (Ressam)
İlkel ve modernizmin ustaca bir sentezi tek kelimeyle bravo...

 

İsmail Yıldırım (Ressam)
Bu resimler ciddi bir şekilde melezleşmiş resimlerdir. Bu anlamıyla evrenseldir diyebiliriz. Bu resimleri Miro’nun çığrında görebiliriz. Muzo Türkiye’yi dünyaya anlatıyor. Türkiye’de Muzo’yu anlarsa iyi bir ressamı kazanmış olacaktır derim.

 

Murat Aktaş (Fırat haber ajansı)
Sergiyi çok başarılı buldum. Mezopotamya figürleriyle Avrupa renklerinin bir bütün içinde harmanlanmış olduğunu düşünüyorum. Resimlerde sanatçının toplumsal duyarlılığı sürrealist dışa vurumcu bir şekilde ustaca işlenmiştir. Renklerin kullanımı ve objelerin şeylerin hayvanların bulundukları çevre ve insan soyunun bunlarla ilişkileri enterasan bir şekilde işlenmiştir. Katılımın bileşimi dikkate alınırsa fiyatları pahalı buldum. Genel sanat dünyasını düşününce tabi ki normal.
Sanatçının bu çalışmaları mitoloji ve tarihsel figürler düşünüldüğünde tablolar tarihsel bir belge niteliğindedir.
Sanatcıya başarılar diliyorum.

 

M. Kalan (Araştırmacı yazar)
İlkel ve modernizmin ustaca harmanlanışıdır. Bu kadarını beklemiyordum.

 

Veli Şerko (Kürt gazeteci)
İnsan kızına ve insanoğluna ait, tarih boyunca tarihte gezinen düşsel motifleri gördüm. Ellerine sağlık.

 

Süleyman Yeşil (Cezaevi dava arkadaşı)
Bazı resimlerinde konu darlığı ve zayıflık var. Hızlı üretiyor. Bazı resimlerini yakarsa çok daha başarlı olacak. Bazı resimleriyse gerçekten güçlü.
Kendine has çizgisi var ama dediğim gibi kötüyle barışmak yanlıştır. Daha da derinleşeceğine inanıyorum.

 

Cihan Özcan (Ressam)
Sergiye ilk girişimde iki farklı sergileniş gördüm.Uzun duvarda asılı olanlar daha çok Muzaffer’in kişisel dünyasıyla içinde yaşadığı Avusturalya toplumunun yakınlaşmasını net olarak görebiliriz. Tuval yüzeylerinde kullandığı teknik onun Türkiye ile ilişkisinin kopmadığının sonuçlarıdır.

 

Ali Taki (Felsefeci)
Resimde önemli olan teknik ve boyanın kullanımıdır. İlk döneme ziyade kendini önemli oranda aşmış. İlkel dönemle, Aborjin ve Anadolu esintileri sarsıcı bir şekilde göze çarpıyor. Tek kelimeyle teknik açıdan önemli bir aşamayı yakalamış.

 

Gaye Petek (Elele Sanat Evi Yöneticisi)
Sergiyi çok beğendim. İyi bir ressam. Kübist bir tarzı var. Aslında resim üzerine konuşulmaz. Oruçoğlu’nun sanat evimizde oluşundan oldukca memnunuz.

 

Erdal Emre (Cezaevi arkadaşı)
Tarih, felsefe, estetik ve ruhsal bir derinlik görüyorum.

 

İsmail Erdoğan (Cezaevi ve eski arkadaşı)
Can kardeşimi yazar olarak biliyordum. Oysa resimde de başarılarına imza attı. Ben herşeyi ondan öğrendim. Onun başarıları içimi içime sığdırmıyor. Çocukluktan beri beni eğiten odur. Kişiliği, dili ve edebiyatıyla da halktan hiç kopmadı.
Onun amacı hiçbir zaman para olmadı. Onun için onu hep sevdim ve sevmeye de devam edeceğim.

 

Ahmet Vural (Gazeteci)
Ressamın muhteşem bir emeğinin ürünlerini Paris’te görmek sevindirici. Türkiye ne yazık ki böyle değerlerini hala yerlerden yere vuruyor. Bedbaht yöneticilere rağmen bugün Anadolu esintlerinin dünya iklimiyle buluştuğu bir yerde olmanın sevinci içindeyiz.

 

Emrali Yağan (Şair)
Kendine özgü şık bir tekniği ile tam anlamıyla estetik bir gösteri diyebililiriz. Belli ki tarihi, mitolojiyi ve modernizmi sentezleyen entellektüel bir ressamın, ayrıca güzel bir yazarın düş bahçelerindeyiz.

 

Arzu Bozbey (Avukat)
Işığın, rengin ve ahengin peşinden koşturuyor. Belki de biraz önüne geçerek. Başarılı ve güzel bir sergiydi.

 

Mustafa Aslandoğan (Ressam)
Çalışmaları çok hoş değişik malzeme ve teknik kullanmış.

 

Emine Oruçoğlu (Öğretmen)
Burada bulunmam ve bu büyük insanın tablolarını izleme olanağı bulmam tek kelimeyle beni büyüledi.

 

Feridun İhsan Berkin (Cezaevi ve dava arkadaşı)
İlk naif dönemi daha çok Balaban etkisi atındaydı diyebiliriz. Aradan geçen 20 yıl Muzo’nun evrensele ulaştığını söyleyebiliriz. Tablolarında ışık ve renkle başarısını gösteriyor.
Sergi çok başarılıydı. Katılımcılar daha çok ilgili insanlardı. Bundan sonra Fransa’nın kapılarını Muzo’ya açacacağına ve daha başarılı olacağına inanıyorum.

 

Ozan Tea (Sinemacı)
Renkler oldukca canlı, resimlerindeki ışık umudu muştuluyor.. Figüratif yanları önemli. Stilde göze çarpan kübizmle, konstritizm sentezi var.
Marta tablosu ise modrnizmin güzel bir sentezi.
Aslında bu tablolar ışık dolu keşke karanlıkta bakabilseydik.

 

Refik Afşarlı (Öğretim görevlisi, araştırmacı, yazar)
Zengin bir sergi. Gelenleri düşündüren bir sergi. Eskiye göre muazzam bir yol katetmiş. Daha uzun bir değerlendirme gerekir. Bir daha geleceğim. Ama kesinlikle beğendim

 

Yasemin Erdem (Avukat, sergi organizatörü)
Muzaffer Oruçoğlu’nun resimlerinin sanat severlerle Paris’te buluşması elbette önemliydi. Bunca koşuşturmanın sonucunda Muzo’nun tablolarındakı ışık, renk cümbüşü yorgunluğumuzu alıp götürdü.
Sevindirici olan katılımcıların meraklı bakışları ve içten sorgulayıcı olmalarıydı.
Serginin hazırlanış aşamasından beri gösterdikleri özveriden dolayı Gaye Petek’e, Nejat Ferouse, Murat Erdeniz ve galerisini bize hep açık tutan ressam İsmail Yıldırım’a teşekkürü borç biliyorum.

 

Muzaffer Oruçoğlu (kendi değerlendirmesi)
Sergiyi organize eden ve beni sizlerle buluşturan herkesi içten selamlıyorum. Büyük bir emekti. Sanat severler de zaten bunu görerek değerlendirdi.
Sergiye gelenler resimlerle ilgili haddinden fazla soru sordular. Resimlere tahlilci bir gözle baktkıları imajı uyandı bende. Ezici çoğunluk Türkiye’lilerdi. Resmin dışında konuşanların, kendini anlatanların sayısı da az değildi. İnsanların baskı altına aldıkları sıkıntılarını sergide yer yer açığa vurduklarına tanık oldum. Sonuç olarak iyi geçti. Memnun oldum........